Serkan Engüdar
Öylesine Bir Faniyim İşte; Herkes Gibi Adı Önceden Koyulmuş.

Veda

veda

Sizler de biliyorsunuz ve ben de biliyorum ki bu yaşa kadar kurduğumuz hayallerin hattı hesabı yok.
Kaçı gerçekleşti?
Üç?
Beş?
Şanslıysan haydi on olsun.

Ama inanın hayatın anlamı bu hesabın tutup tutmamasında saklı değil. Hayal etmek insanın dünyada başarabildiği en eğlenceli ve mucizevi yeteneklerden biri. Ve biliyorum ki hangi yaşta olursa olsun, her insan bu yeteneğini kaybetmemeyi öğrenmeli.

Ancak bizleri yaralayan hayallerin güzelliği, derinliği ya da imkansızlığı değil; beklentilerimizin çıtasının her hayalimiz gerçek olmalıymış gibi çok yüksekte tutulmasıdır. Karşılık bulamadığımız her hayalde bu yüzden hüsrana uğrar yıkılırız.

Sevgili öğrencilerim, kuzucuklarım.. Sizlere tavsiyem:

İlk olarak hayalleriniz sınırsız ve engelsiz olsun. Korkmayın düşünceleriniz yalnız sizindir. El değmemiş en saf haliyle, alabildiğine özgür.

Sonra karar verin, ben ne istiyorum? Beni mutlu eden nedir? Ben kim olmalıyım? Ben nerede olmalıyım? Bu şekilde sorduğunuz sorulara cevap buldukça şekillenir hedefleriniz. Olası, hatta olasının da ötesi bir hedef belirleyin artık kendinize. Hayatta öyle güzel olasılıklar var ki size bahşedilecek.  Hedeflerinize doğru adım adım ilerleyin. Asla kaybettiğinizi  ya da her şeyin son bulduğunu düşünmeyin. Hayallerinizin sizi ayakta tuttuğu o sarsılmaz güç ile ilerleyebilmektir ve gelişmektir asıl olan.

Hayalleriniz gerçekleşirse ne güzel. Gerçekleşmedi mi? En azından savaşmış ve kafa tutmuş olmanın verdiği huzur karşılar sizi. Ama şunu bilin ki çalışıp çabalayıp hak ettiğine, hatta daha da iyisine ulaşamayan bir yürek tanımadım ben. Lütfen hiç bir zaman pes etmeyin. Bir daha, bir daha, hatta bir daha denemek bizim elimizde.

Hep derim ya “Ben en son hatamı ne zaman yapmıştıımmm..” Bal gibi yalan. Ben hata yaparım, hem de her gün, insanım ne de olsa. Anne babanız hata yapabilir, siz hata yapacaksınız; bu o kadar doğal ki. Doğal olmayan çözümünü bildiğin halde aynı hatayı defalarca tekrarlaman, ders almaman, gelişmemen, çevrene örnek olmaman, saygı duymaman, her sorunda korkup kendi içine kapanmandır.

Çözüm mü? Çözüm basit. Bu hayatta yalnız olmak zorunda değilsin. Tüm taşları tek başına oynatıp iyi bir iş çevirdin diye madalya takacaklar diye bir durum da yok işin gerçeği. Paylaşmak. Paylaşmak en güzeli. Mutluluğu, hüznü, muhabbeti, dertleri, cebindeki son 5 lirayı.

Her ne yaparsan yap, sana ne kadar kızarlarsa kızsınlar, seni daima sevecek bir ailen var yanında. Bunu bilirsen güven dolu düşüncelerin ve cesur bir kalbin olur. Onlara daima açık ol, dürüst ol, susma anlat. Kim bilir ne zorluklara göğüs gerdiler sizden habersiz. Kıymetini bil seni sevenlerin.

Mutlaka özenle seçilmiş, fazla değil bir kaç dost olsun daraldığında başını yaslayabileceğin, mutlu olduğunda kucaklaşabileceğin ya da kilometrelerce ötede de olsa bir günaydını ile bütün bir güne gülümseyip kafa tutabileceğin.

Ve bir de uçsuz bucaksız hayallerin.

İnsan başka ne ister ki?

Hiç geceleri gökyüzüne bakma fırsatınız oldu mu? Yıldızlar çok güzeldir oysaki. Hele sabahları o ilk ışıkları ile doğan günü izlemek yok mu; her sonun yeni bir başlangıcını hatırlatırcasına, umut dolu. Toprağı sevin, çimlerde oturun, ağaçlara dokunun, bir ağaç nasıl nefes olur size bütün bir gün; hiç düşündünüz mü? Sabah erken kalkın, kendinize çeki düzen verin, aynada gördüğünüz dünyanın en tatlı insanı inanın, iyi yönlerinizi güçlendirin, size yakışmayandan sakının, kendinizi sevin, derin bir nefes alıp gülümseyin kapıdan çıkarken. Okulunuza, ileride işinize erken gidin. Sohbet edin her insanla. Önyargısız olun, peşin hüküm vermeyin. Herkesin öyle farklı hikayesi var ki ders çıkarabileceğiniz. Kimseyi küçümsemeyin. Derler ya “kimseye hak ettiğinden fazla değer vermeyeceksin”. Bence yanlış. Anlayabildiği ölçüde hak ettiğinden fazla değer verebilirsin insanlara, senden bir şeyler eksilmez, ancak böyle aşılayabilirsin sevginin gücünü. Şu herkesin dert edip ağzına doladığı bozulan değerlerimizi iyilik perisinin sihirli değneği mi düzeltir sanıyorsunuz. Bu güç hepimizde. Kusura bakmayın herkes elini taşın altına sokmalı artık. Yalnız bunu yaparken sevdikleriniz hariç kimsenin sizin sınırlarınızla, karakterinizle oynamasına izin vermeyin. Bu hayat sizin. Arada aceleci olabilirsin,  bazen bunu gerektirir yaşadıkların ama sürekli koşmayın, sürekli koşuşturmayın, vaktinizi çalmayın. Yaşanacak o kadar güzellik var ki; sabırlı olun, her şey çağında güzeldir inanın bana. Sabredin, hayatı bir çırpıda yaşamaya kalkmayın ve sadece ama sadece gerçekten sevmeyi, gerçek sevgiyi her şeyin üstünde tutun.
Kendinizin, yeteneklerinizin, o pırlanta karakterlerinizin ve en önemlisi o sevecen kalbinizin kıymetini bilin.

Sizleri seviyorum, iyi ki varsınız.

Bir cevap yazın