O Kişi Benim

“O kişi benim”

Basit oysa kast ettiğim.

Ben ne desem ya da ne eylesem, bir başkasının yüreğinde ve zihninde onun bakış açısı ile nereye kondurulmuşsam o değil miyim en sonunda.

Bazılarınca, kendime yakıştıramadığım nitelikte o kişi olmuşum ya da olmamışım dert etmiyorum aksine saygı duyarım belli ölçüde. Bu yüzden tanımlanmışlığımı yapay olarak değiştirmeye çalışmak yanılgısı uzak olsun benden. Hem gizliden çıkar amacı barındırdığı için kendimde bulunmasını istemediğim bir yanlışım olurdu hem de yapay olması sebebi ile anlamsızlaşması beni kendimden soğuturdu biliyorum. Ancak gene de kişiden kişiye farklılık gösteren ve içimden geldiği ölçüde bana ait bazı yönlerimin daha ön planda olup diğerlerinin geri planda durmasını sağlayarak küçük müdahalelerde bulunmama izin vermiyor değilim. Asıl derdim kendi görüntüme çeki düzen verip toparlanmak değil, bu uğraşımın asıl gerekçesi gördüğüm bazı tutarsızlıkların olur da çözümü olabilir miyim çabası sadece. Öne atılmaktan çekingenlik yaşamış birinin yanında örnek alınası kasıtlı bir atılım yapmak ya da ona bu alanı açıp hareketlendirmek için bilerek geri durmak şeklinde örneklendirebilirim gerekli görür iseniz. Örnek çok aslında; bir anlık beklenmeyen içten bir gülümseme ne denli sarsar insanı saklandığı kabuğunda, karşılıksız ve içten vermek nasıl yıkar peşi sıra duvarları bir görseniz.

Bu belli ölçüde yanlı tutumumu bir hile, üstten bakma ya da her şeyi küstahça bilme hali olarak nitelendirmiyorum. Sonuçta bir bütünün olumlu parçalarını yansıtmamdan ve doğru saydığım bilgilerimi paylaşma dürtümden daha doğal ne olabilir ki. Ki her parçası ile bu bütün aslında yine benim. Ara sıra yaptıklarımın hiç bir işe yaramadığının olasılığında artış fark etsem de bilerek devam etmeliyim sonuna kadar. En azından denememiş olmanın hatırdan silinmeyen sorgusu yerine denemiş olmanın vicdani rahatlığı oyalar beni.

Gerçekten ulaşılmayı istemeyenler var bir de, ne yapsanız nafile. Her şeyi netleştirmiş ve kalıplara sokmuş bir oluşumun savunucusu olan bu kişilerden elimden geldiğince daha uzağım bu yüzden. Yoksa gün geçtikçe paylaşma enerjinizi kaybetme riskine maruz kalır ve sahneyi inanmayanlara bırakmış olursunuz. İnanmayan dedimse dini ya da yaratıcıyı kastetmiyorum. Basitçe daha iyiye, daha güzele ve bir olmaya hayatında yer vermeyip en ufak adım atmayı bile aptallık olarak sınıflandıranlardır hedefim.
..
Ben olsam da olmasam da gün olur geceye döner,
Geceye dolanır ayın soluk rengi.
Ellerim evrenin tenine dokunur ilmek ilmek
Ben vakitlice susarım sığmak için bin bir türlü söyleme.
Aslında birdir sığınılan.

Dedim ya
“O kişi benim”
Yoksa ne haddime gider ayak ahkam kesmek.

4+

Serkan Engüdar

Öylesine bir faniyim işte; Herkes gibi adı önceden koyulmuş.

2 Tepki

  1. Barkın T dedi ki:

    “ilmek ilmek” işlenmiş bu yazı için bende diyebilirim ki:
    “O kişi benim”

Bir cevap yazın